İngilizce Selamlaşma Kalıpları ve Diyalogları


ingilizce selamlaşma kalıpları ve diyalogları

İngilizce’de selamlaşmalar; en sık duyduğumuz ve en yaygın diyalog başlangıçları “hello”, “hi” ya da “how are you?” dan ibaret değil tabii ki. Bu kullanımları herkes biliyor artık. Eğer siz de “herkesin bilmediği, farklı ve cool İngilizce selamlaşma kalıpları öğrensem ne iyi olur ya” diye iç geçiriyorsanız, tam adresindesiniz. Sizlere diyalog başlıngıcında kendinizi daha iyi ifade edebilmeniz ve İngilizce birçok konuşma kalıbını öğrenebilmeniz için aşağıda geniş bir liste hazırladık. Bağlama göre değişen, yaşlısından gencine herkese hitap edebilecek çeşitli selamlaşma kalıplarını öğrenmek için kalem ve kağıtları hazırlayın! İyi okumalar.

En Çok Kullanılan İngilizce Selamlaşma Kelimeleri ve Kalıpları

Aşağıda bahsedilen bu kalıplar, çevirisi ve örnekleriyle verilmiştir. Anlamına göre kullanılabileceğiniz bağlamı kolayca çıkartabilir ve uygun ortamlarda insiyatif kullanarak İngilizce muhabbet başlatabilirsiniz.

Hey, Hey Man, veya Hi (Selam)

Hey! Hey man! Ya da Hi! Biraz sesleniş gibi bir selamlaşma şekli. Oldukça rahat bir şekilde, karşıdaki arkadaşınızsa ya da samimiyet dereceniz ileriyse rahatça kullanabileceğiniz bir selamlaşma kalıbı. Hey man! Kalıbını kadın arkadaşlarınıza kullanmamaya dikkat etmenizde fayda var!

How’s it going? (Nasıl Gidiyor)

How is it going? Nasıl gidiyor? Hayatında neler oluyor? Anlamına geliyor. Bu da ayrı bir samimi diyalog insiyatifi.

Örnek diyalog:

-Hey

+Hey man!

-How’s it going?

+Still same bro. I have no job. (Hala aynı kardeşim. İşsizim)

How’s everything ?, How are things?, veya How’s life? (Ne var ne yok, ne alemdesin, hayat nasıl gidiyor?)

How’s everyting? (her şey nasıl? Ne var ne yok ?) How are things? (Ne alemdesin?) How’s life? (Hayat nasıl gidiyor?) anlamlarına gelmektedir. How’s it going ile benzer anlamlara sahip bu 3 soru cümlesi de, muhabbet başlatmak için birebir. How’s it going kadar samimi rahat bir kullanım olmadığı için formal durumlarda da nadiren kullanılabilir.

 How’s your day? (Günün nasıldı?) veya How’s your day going? (Günün nasıl gidiyor?)

How’s your day? Karşıdakinin gününün nasıl geçtiğini sormak için yerinde bir soru. Samimiyetimiz olan kişilerle kullanmak daha uygun olacaktır. Kimse patronuna günün nasıldı diye sormaya gerek duymaz.

How is your day going? Ya da konuşma dilinde hızlı bir şekilde how’s your day goin’ şeklinde de söylenebilir. Günün nasıl geçiyor? Anlamına gelmektedir.

Örnek diyalog:

-How is your day going? (günün nasıl geçiyor?)

+Naah…Boring. I wish I were at home and took bubble bath for 3 hours straight. (Sıkıcı… Keşke evde olsaydım da 3 saat boyunca köpük banyosu yapsaydım)

Good to see you veya Nice to see you (Seni görmek güzel)

Good to see you! Veya Nice to see you! “seni görmek ne güzel!” anlamına gelmektedir. Oldukça hoş bir anlamı vardır. Nezaket belirten bir cümledir dolayısıyla samimiyet dereceniz karşıdakiyle nasıl olursa olsun kullanabilirsiniz.

Örnek diyalog:

-Hey! (Hey! Selam!)

+Ah.. Hey man! (Ah! Selam dostum!)

-Good to see you after 3 years man! (3 yıldan sonra seni görmek güzel adamım!)

+Same here! Still you look so young (Aynı şekilde! Hala çok genç gözüküyorsun)

Long time no see veya It’s been a while (Görüşmeyeli uzun zaman oldu)

Long time no see! It has been a while (It’s been a while) uzun zamandır görüşmediğiniz herhangi birine söyleyebileceğiniz bir kalıp. Uzun zamandır görüşmüyoruz anlamına gelen bu kalıbı istediğiniz herhangi birine söyleyebilirsiniz. Yaygın olarak samimi arkadaşlıklarda kullanılabilir.

Örnek diyalog:

-Hey Ali! (Hey Ali!)

+Ah.. Hey man! How’s it going? (Ah.. Hey adamım! Nasıl gidiyor?)

+I can’t complain. How’s everyting? (Şikayet edemem. (Fena değil) Her şey nasıl?)

-I can say nice for now. Nice to see you after 2 years. (Şimdilik iyi diyebilirim. 2 yıl sonra seni görmek ne güzel)

+Yeah.. Long time no see man! Where have you been for 2 years? (Evet. Uzun zaman oldu görüşmeyeli. Nerelerdeydin iki yıldır?)

-I ve studied abroad and I have just come back to Turkey. (Yurtdışında okumuştum ve daha yeni geldim Türkiye’ye)

İngilizce İş Selamlaşmaları ve Resmi Selamlaşmalar

İş ortamları çoğumuzun aşina olduğu ortamlardır. Özellikle derin arkadaşlık bağları kuramadığımız bu ortamda da bir şekilde çevremizi geliştirmek için bir takım selamlaşma kalıplarını öğrenmek özellikle yabancı ülkelerde çalışanlarımız için oldukça işe yarar olacaktır.

Good morning (Günaydın), Good afternoon (Tünaydın), veya Good evening (İyi akşamlar)

İş başı ne zaman başlıyorsa, yüzünüze ufak bir tebessüm takınıp kolayca bu kelimeleri söyleyebilirsiniz. Karşılık verip vermemeleri kendilerine kalır. Fakat işe pozitif bir selamlaşma ile başlamak her çalışanın modunu bir tık yükseltecektir.

Good morning, günaydın, good afternoon, tünaydın ve good evening ise iyi akşamlar anlamına gelmektedir.

It’s nice to meet you veya Pleased to meet you (Sizinle tanıştığıma memnum oldum)

Bir iş görüşmesi gerçekleştirdiniz ve olumsuz sonuçlandı. O halde işveren kısmından bunu duyabilirsiniz. İşveren kişi siz de olabilir ya da işe ihtiyacı olan taraf da olabilirsiniz. Yine de bu tarz bir kalıpla görüşmeyi sonlandırmak her zaman pozitif bir izlenim bırakmanızda yardımcı olacak ve ileriki zamanlarda olumlu bir ayrılma gerçekleştirdiğiniz için sizi tekrar değerlendirmelerine belki de yol açacaktır.

Örnek diyalog:

-Mr. Steinbeck, sorry but we are not looking for someone for that position anymore. Thanks for your understanding.  (Steinbeck bey, üzgünüm ama artık o pozisyon için birini aramıyoruz. Anlayışınız için teşekkürler.)

+I also thank for your sharing your precious time with me. It was nice to meet you. (Ben de, o değerli vaktinizi benimle paylaştığınız için teşekkür ederim. Sizinle tanışmak güzeldi)

How have you been? (Görüşmeyeli nasılsınız?)

How have you been? Görüşmeyeli nasılsınız? Daha daha nasılsınız anlamına gelmektedir. Uzun süre görüşmediğiniz bir kişiyle sohbet ederken bu kalıbı kullanabilirsiniz. Samimiyet derecenizin çok büyük olmadığı kişilerle kullanmayı tercih edebilirsiniz.

Örnek diyalog:

-Uncle Kadir, did you know me? (Kadir amca, beni tanıdın mı?)

+Yes, you are the son of my third brother. (Evet sen benim 3. Abimin oğlusun)

-How have you been? You seem tired. (Görüşmeyeli nasılsınız? Yorgun gözüküyorsunuz.)

+ I am doing fine. Thank you. (İyiyim teşekkür edeirm)

How do you do? (Nasılsınız?)

How do you do? Nasılsınız anlamında kullanılmaktadır. İş ortamında iş arkadaşlarınızla olan bir toplanmada rahatça kullanabilirsiniz.

-Hey, Miss Aylin. How do you do? (Selam Aylin hanım. Nasılsınız?)

+Hey, Ahmet. I am okay and waiting for the boss. How about you? (Selam Ahmet. İyiyim ve patronu bekliyorum. Senden ne haber?)

-Same here. I don’t like waiting for anybody even the boss. (Aynı şekilde ben de. Patron bile olsa kimseyi beklemeyi sevmiyorum)

İngilizce Merhaba Argoda Nasıl Denir?

Günlük hayatımızda çevremizdekilerle konuşurken konuşmamızı bağlama göre ayarlamak gerekir. İş arkadaşlarıyla konuşurken biraz daha formal bir konuşma tercih etmemiz gerekirken samimi arkadaşlarımızla hem daha hızlı ve kolay bir şekilde İngilizce selamlaşabiliriz. Kolay, pratik ve sık kullanılan argo selamlaşmaları aşağıda listeledik.

Yo! (Hey)

Yo! Da hey gibi biraz sesleniş gibi. Motomot bir türkçe çevirisi bulunmamaktadır. Hey! Pişt! Gibi bir anlamda kullanılabilir.

Are you OK?, You alright?, veya Alright mate? (İyi misin?)

Are you Ok?, you Alright? Iyi misin? Her şey yolunda mı? anlamlarında kullanılmaktadır. Alright mate? Iyi misin dostum anlamında kullanılır. Mate arkadaş dost anlamında İngiliz İngilizcesinde kullanılan bir terimdir.

Howdy! (Naber/Selam)

Howdy! Naber selam anlamında kullanılmaktadır. How do you do (Nasılsın? Ne var ne yok?) kullanımının kısaltılmış halidir. Samimiyet derecesinin çok ileri olduğu kişilerle kullanılması tercih edilmektedir.

Sup? veya Whazzup? (Naber?)

Sup? Ya da whazzup? Naber anlamında kullanılmaktadır. İkisi de What’s up? (naber?) kullanımının kısaltılmış halidir.

Örnek diyalog:

-Sup bro? (Naber kardeşim?)

+Don’t yo see? I am crying man! (Görmüyor musun ağlıyorum be adam!)

-Why you crying? (Niye ağlıyorsun?)

+I don’t know. (Ne biliyim)

G’day mate! (İyi günler)

G’day mate! Iyi günler dostum! Anlamında kullanılmaktadır. G’day, Good day kullanımının kısaltılmışı olarak kullanılmaktadır.

Hiya! (Naber/Selam)

Hi demenin cool versiyonu olan Hiya! Selam naber anlamında kullanılmaktadır. Argo olduğu için karşıdaki kişinin samimiyet derecesi göz önünde bulundurulmalıdır.

Örnek diyalog :

-Hi ya mommy ! (Selam anneciğim!)

+Hi my lovely son. How’s it going? (Selam sevimli oğlum benim. Nasıl gidiyor?)

+Everyting is fine for now. Nice to see you after your 2 days business travel. I missed you. (Şimdilik her şey iyi. 2 günlük iş seyehatinden sonra seni görmek çok güzel. Seni özledim.)

-I know my baby. How was your days without me? (Biliyorum bebeğim. Bensiz günlerin nasıldı?)

+Of course it was bad. I could not cook anything. I am looking forward to eating your delicious meals. (Tabii ki kötüydü. Hiçbir şey pişiremedim. Senin lezzetli yemeklerini yemeyi dört gözle bekiliyorum)

Recent Content