İngilizce Kelimeler En Kolay Nasıl Öğrenilir?


İngilizce Kelimeler En Kolay Nasıl ogrenilir

İngilizceyi hızlıca ve kolayca öğrenmenin yolu, bol bol kelime öğrenmektir. Dikkat ederseniz kelime ezberlemek değil kelime öğrenmek ifadesini kullandık. Uzun vadede ezberlemiş olduğunuz kelimeleri unutacağınız aşikar. O halde kelimeleri en kolay ne şekilde öğrenebiliriz onu düşünelim. Öğreneceğiniz kelimeleri konular halinde gruplara ayırmak iyi bir yöntem olabilir. Bu sayede ilginizi çeken konulardan başlayabilir ve belki de daha hızlı ilerleyebilirsiniz. Kelimeleri öğrenirken flash cards , yani kelime kartları kullanabilirsiniz. Bu kartların bir yüzüne üstünde çalışacağınız kelimeyi, diğer yüzüne ise anlamını yazabilir ve bunları tekrar ederek pekiştirebilirsiniz. Bunlara ek olarak serbest çağrışım yöntemiyle de bazı kelimeleri aklınızda tutabilirsiniz. Kelimelerin hangi kökten geldiğini inceleyip türeyen kelimelerin arasındaki bağlara da göz atabilirsiniz. Unutmayın istikrar her konuda olduğu gibi bu konuda da çok önemli bir yer tutuyor. Kelimelerinizi seçin ve hiç vakit geçirmeden düzenli bir şekilde bunların üzerinde çalışmaya başlayın!

İngilizce Kelimelerin Yazılışı Zor mudur ? 

Kelimelerin yazımı Türkçede ve İngilizcede elbette farklılıklar göstermektedir. Bu farklılıklara bir de İngilizcede, Türkçedeki gibi kesin kuralların olmaması eklenince işler biraz daha zorlaşıyor gibi görünüyor. Fakat lütfen bu durum sizi endişelendirmesin. İngilizce öğrenmeye başladığınızda, bu çalışmaya belli ve düzenli bir süre ayırdığınızda hızla ilerlediğinizi gözlemleyeceksiniz. Unutmayın ki İngilizcede kelimelerin yazımı , Türkçedeki yazımdan farklı olsa da kısa süre içerisinde bu yazımı da öğrenmeniz mümkün.

İngilizcede En Çok Kullanılan 1000 Kelime Ve Cümle

  1. It does not matter. – Fark etmez, önemli değil
  2. Join me. – Katıl bana.
  3. Let’s catch up! – Hadi arayı kapatalım
  4. Let’s do it! – Hadi yapalım
  5. Give me a hand. – Bana el uzat.
  6. Good afternoon – İyi günler
  7. Good night – İyi geceler
  8. Land – Arazi
  9. Different – Farklı
  10. Home – Ev
  11. Us – Bize
  12. Move – Hareket
  13. Try – Denemek
  14. Kind – Tür
  15. Hand – El
  16. Picture – Resim
  17. Again – Tekrar
  18. Change – Değişim
  19. Off – Kapalı
  20. Play – Oyun
  21. Spell – Büyü
  22. Air – Hava
  23. Away – Uzakta
  24. Animal – Hayvan
  25. House – Ev
  26. Point – Nokta
  27. Page – Sayfa
  28. Letter – Mektup
  29. Mother – Anne
  30. Answer – Cevap
  31. Found – Bulundu
  32. Study – Çalışma
  33. Still – Yine
  34. Learn – Öğrenmek
  35. Should – Meli
  36. America Amerika
  37. World – Dünya
  38. High – Yüksek
  39. Every – Her
  40. Near – Yakın
  41. Add – Eklemek
  42. Food – Gıda
  43. Between – Arasında
  44. Own – Kendi
  45. Below – Aşağıda
  46. I do not agree. – Katılmıyorum
  47. I got it. – Anladım / Aldım
  48. I hate you! – Senden nefret ediyorum
  49. Have a good weekend – İyi hafta sonları
  50. I admire you. – Sana hayranım.
  51. I apologize. – Özür dilerim
  52. I love you. – Seni seviyorum
  53. I think so. – Sanırım
  54. I would love to. – Çok isterim.
  55. I am busy. – Meşgulüm
  56. I am sorry. – Üzgünüm
  57. I am tired – Yorgunum
  58. I am good. – İyiyim.
  59. I can not wait. – Bekleyemiyorum, sabırsızlanıyorum.
  60. I do not have time. – Zamanım yok
  61. Believe me. – İnan bana.
  62. Call me back. – Beni geri ara.
  63. Come with me. – Benimle gel.
  64. Have a good trip. – İyi yolculuklar
  65. See you later. – Sonra görüşürüz
  66. Talk to you tomorrow. – Yarın konuşuruz
  67. I hope so. – Umarım
  68. I knew it. – Biliyordum
  69. Thank you very much. – Çok teşekkür ederim.
  70. Your turn. – Senin sıran
  71. Nice to meet you – Tanıştığıma memnun oldum
  72. Not yet. – Daha değil
  73. Absolutely not. – Kesinlikle olmaz. Kesinlikle hayır.
  74. Are you coming with me? – Benimle geliyor musun?
  75. Are you sure? – Emin misin?
  76. As soon as possible. – Mümkün olan en kısa zamanda.
  77. Call me tomorrow. – Yarın beni ara.
  78. Do you understand? – Anlıyor musun?
  79. Do you want it? – Bunu istiyor musun?
  80. Do you want something? – Bir şey ister misin?
  81. Do not do it. – Bunu yapma.
  82. Do not exaggerate. – Büyütme. Abartma.
  83. Have a nice day. – İyi günler.
  84. How long will you stay? – Ne kadar kalacaksın?
  85. How much? – Ne kadar? (para)
  86. You are wasting my time. – Zamanımı harcıyorsun.
  87. I can do it.– Bunu yapabilirim.
  88. I can not believe it. – Buna inanamıyorum.
  89. I do not like it. – Bundan hoşlanmıyorum.
  90. I do not think so. – Sanmam.
  91. I feel much better. – Çok daha iyi hissediyorum.
  92. I found it. – Onu buldum.
  93. I am hungry. – Açım. Karnım aç.
  94. I am leaving. – Ben gidiyorum.
  95. I am used to it. – Buna alışkınım.
  96. I will try. – Deneyeceğim.
  97. I am bored. – Sıkıldım.
  98. I’m having fun. – Eğleniyorum. İyi zaman geçiriyorum.
  99. I’m ready. – Hazırım.
  100. It smells good. – İyi kokuyor. Güzel kokuyor.
  101. It’s all right. – Her şey yolunda.
  102. It’s time to go. – Gitme zamanı.
  103. It’s impossible. – Bu imkansız.
  104. It’s not difficult. – Bu zor değil.
  105. It’s not worth it. – Buna değmez.
  106. See you tomorrow. – Yarın görüşürüz.
  107. She is my best friend. – O benim en iyi arkadaşım.
  108. She is so smart. – O çok zeki.
  109. Slow down! – Yavaşla!
  110. That’s enough. – Bu yeterli.
  111. They like each other. – Birbirlerinden hoşlanıyorlar.
  112. Wait for me. – Beni bekle.
  113. Hear – Duymak
  114. Stop – Dur
  115. Without – Olmadan
  116. Second – İkinci
  117. Later – Sonra
  118. Miss – Kadın
  119. Idea – Fikir
  120. Enough – Yeterli
  121. Eat – Yemek
  122. Face – Yüz
  123. Watch – Izlemek
  124. Far – Uzak
  125. Indian – Hintli, Kızılderili
  126. Really – Gerçekten
  127. Almost – Neredeyse
  128. Let – İzin Vermek
  129. Above – Yukarıda
  130. Girl – Kız
  131. Sometimes – Bazen
  132. Mountain – Dağ
  133. Cut – Kesmek
  134. Young – Genç
  135. What did you say? – Ne dedin?
  136. What do you think? – Ne düşünüyorsun?
  137. What is he talking about? – O neden bahsediyor?
  138. What’s going on? – Neler oluyor?
  139. Where are you going? – Nereye gidiyorsun?
  140. You look tired. – Yorgun görünüyorsun.
  141. You’re welcome. – Rica ederim. Önemli değil.
  142. How was your weekend? – Hafta sonunuz nasıl geçti?
  143. Where did you get it? – Bunu nereden aldın?
  144. Can you please repeat that? – Tekrar eder misiniz lütfen?
  145. Can I help you? – Yardım edebilir miyim?
  146. Anything else? – Başka bir şey var mı?
  147. What is your name? – İsmin ne?
  148. What do you need? – Neye ihtiyacın var?
  149. Area – Alan
  150. Mark – Marka
  151. Dog – Köpek
  152. Horse – At
  153. Birds – Kuşlar
  154. Problem – Sorun
  155. Complete – Tam
  156. Room – Oda
  157. Knew – Biliyordu
  158. Since – Beri
  159. Ever – Hiç
  160. Piece – Parça
  161. Told – Söylendi
  162. Usually – Genellikle
  163. Didn’t – Yapmadı
  164. Friends – Arkadaşlar
  165. Is it true or false? – Doğru mu yanlış mı?
  166. What is wrong with you? – Neyin var?
  167. How are things doing? – İşler nasıl gidiyor?
  168. What happened? – Ne oldu?
  169. Do you speak our language? – Dilimizi konuşabiliyor musunuz?
  170. Are – ‘be’ (Olmak) Fiilinin Ikinci Tekil Ve Çoğul Şahıslar Hali
  171. As – (Zarf) Kadar, Olarak, Gibi, Iken. (Bağlaç) Ki; Madem; Olduğu Gibi, Diği Gibi, Iken, Irken; Karşın, Rağmen; Mademki
  172. With- (Edat) Ile, Birlikte, Beraber, Li
  173. His – Onun, Onunki
  174. They – Onlar, Insanlar
  175. I – Ben
  176. At – (Edat) De, Da, Ye, Ya, E, A
  177. Be – Olmak, Bulunmak, Var Olmak; Anlamına Gelmek; Mal Olmak; Tutmak (Para); Durmak
  178. This – Bu / (Zarf) Bu Kadar, Böyle
  179. Have – Sahip Olmak, Olmak, Elde Etmek, Almak, Yapmak, Etmek, Kabul Etmek, Zorunda Olmak, Bulunmak
  180. From – (Edat) Den, Dan, Beri, Den Beri, Itibaren
  181. Or – Veya
  182. One – Bir, Bir Tane, Biri, Birisi, Kimse, Tek
  183. Had – ‘have’ Fiilinin Geçmiş Zaman Hali
  184. By – Tarafından (Tek Başına Kullanılmaz, Kelimeyle Kullanılır)
  185. Word – Kelime
  186. But – Fakat
  187. Not – Değil
  188. What – Ne
  189. All – Herşey
  190. Were – ‘be’ Fiilinin Geçmiş Zamanı
  191. We – Biz
  192. When – Ne Zaman
  193. Your – Senin
  194. Can – Yapabilmek
  195. Said – Dedim
  196. There – Orada
  197. Use – Kullanmak
  198. An – Bir (Tek Başına Kullanılmaz, Kelimeyle Kullanılır) Ör: An Umbrella
  199. Each – Her
  200. Which – Hangi
  201. She – O (Kadın Için)
  202. Do – Yapmak
  203. How – Nasıl
  204. Their – Onların
  205. If – Eğer
  206. Will – Irade
  207. Up – Yukarı
  208. Other – Diğer
  209. About – Hakkında
  210. Out – Dışarı
  211. Many – Çok
  212. Then – Sonra
  213. Them – Onları
  214. These – Bunlar
  215. So – Yani
  216. Some – Bazı
  217. Her – Onu
  218. Would – Cekti, Caktı, Erdi, Ermi (Soru Hali), Ermiydi (Soru Hali)
  219. Make – Yapmak
  220. Like – Hoşuna Gitmek, Hoşlanmak, Sevmek, Beğenmek, İstemek
  221. Him – Onu
  222. Into – İçine, İçeriye, Haline, -e, -ye
  223. Time – Zaman
  224. Has – Vardır
  225. Look – Bakmak
  226. Two – İki
  227. More – İsim: Çok, Fazla Şey, Fazlalık / Sıfat: Daha Çok, Daha Fazla / Zarf: Daha, Bir Kat Daha
  228. Write – Yazmak
  229. Go – Gitmek
  230. See – Görmek
  231. Number – Numara
  232. No – Hayır
  233. Way – Yol
  234. Could – Yapabilir
  235. People – Insanlar
  236. Did you lose your bag? – Çantanızı mı kaybettiniz?
  237. Can I ask you something? – Sana bir şey sorabilir miyim?
  238. Did you need anything? – Bir şeye ihtiyacın var mı?
  239. The – Isimden Önce Kullanılır. Anlam Içermez. Ör: The Book
  240. Of – (Edat) Nin, In, Den, Li, Yüzünden
  241. And – (Bağlaç) Ve, Ile, De
  242. A – Bir (Tek Başına Kullanılmaz, Isimle Kullanılır) Ör: A Boy
  243. To – (Edat) E, Ye, Ya, E Doğru, Göre, Karşı
  244. In – (Edat) De, Da, Içinde, Içine, Halinde, Olarak, Içeriye, Içeri. (Sıfat) Iç, Içerde
  245. Train – Tren
  246. Blue – Mavi
  247. Wish – Dilek
  248. Drop – Düşürmek
  249. Developed – Gelişmiş
  250. Window – Pencere
  251. Difference – Fark
  252. Distance – Mesafe
  253. Heart – Kalp
  254. Sit – Oturmak
  255. Sum – Toplam
  256. Summer – Yaz Mevsimi
  257. Wall – Duvar
  258. Forest – Orman
  259. Probably – Muhtemelen
  260. Legs – Bacaklar
  261. Sat – Oturdu
  262. Main – Ana
  263. Winter – Kış
  264. Is – ‘be’ (Olmak) Fiilinin Üçüncü Tekil Hali. Ör: He Is … / She Is … / It Is …
  265. You – Sen, Siz, Sana, Size, Seni, Sizi
  266. That – Şu, O, Ki, Diye (Sıfat) Öteki. (Zarf) Bu Kadar, O Kadar, Böyle. (Bağlaç) Şu, O, Ki, Diye, Için
  267. It – O, Onu, Ona
  268. He – O (Erkek Için)
  269. Was – ‘be’ (Olmak) Fiilinin Geçmiş Zaman Hali
  270. For – (Edat) Için, Göre, Amacıyla, Doğru, Uygun, Yönünde, Yarayan, Karşı, Dolayı, Sebebiyle. (Bağlaç) Dolayı, Nedeniyle, Çünkü, Zira
  271. On – (Edat) Üstünde, Üzerinde, De, E Doğru, Yönünde, Ile, Civarında, Esnasında. (Zarf) Durmadan, Sürekli Olarak, Üstünde (Giysi), Giymiş Olarak, Beri, Bu Yana. (Sıfat) Olmakta Olan, Devam Etmekte Olan, Çalışmakta, Devrede, Sahnede, Hazır
  272. How are you? – Nasılsın
  273. My – Benim
  274. Than – Göre
  275. First – Ilk
  276. Water – Su
  277. Been – Olmuştur
  278. Call – Çağrı
  279. Who – Kim
  280. Oil – Sıvı Yağ
  281. Its – Onun
  282. Now – Şimdi
  283. Find – Bulmak
  284. Long – Uzun
  285. Down – Aşağı
  286. Day – Gün
  287. Did – ‘do’ Yapmak Fiilinin Geçmiş Zamanı
  288. Get – Almak
  289. Come – Gelmek
  290. Made – Yapılmış
  291. May – Olası Olmak, Mümkün Olmak, Ebilmek, Abilmek
  292. Part – Bölüm
  293. Over – Üzerinde
  294. New – Yeni
  295. Sound – Ses
  296. Take – Almak
  297. Only – Sadece
  298. Little – Küçük
  299. Work – Iş
  300. Know – Bilmek
  301. Place – Yer
  302. Year – Yıl
  303. Live – Canlı
  304. Me – Beni
  305. Back – Siyah
  306. Give – Vermek
  307. Most – En
  308. Kept – Tutulmuş
  309. Interest – Ilgi
  310. Arms – Silah, Cephane
  311. Brother – Erkek Kardeş
  312. Race – Yarış
  313. Resent – Yeniden Gönderilen
  314. Beautiful – Güzel
  315. Store – Mağaza
  316. Job – İş
  317. Edge – Kenar
  318. Past – Geçmiş
  319. Sign – İşaret
  320. Record – Kayıt
  321. Finished – Bitmiş
  322. Discovered – Keşfedilen
  323. Wild – Vahşi
  324. Happy – Mutlu
  325. Beside – Yanında
  326. Very – Çok
  327. After – Sonra
  328. Thing – Şey
  329. Our – Bizim
  330. Just – Sadece
  331. Name – İsim
  332. Good – İyi
  333. Sentence – Cümle
  334. Wide – Geniş
  335. Written – Yazılı
  336. Length – Uzunluk
  337. Reason – Sebep
  338. Man – Adam
  339. Think – Düşünmek
  340. Say – Söylemek
  341. Great – Büyük
  342. Where – Nerede
  343. Help – Yardım
  344. Through – Vasıtasıyla
  345. Much – Çok
  346. Before – Önce
  347. Line – Çizgi,Hat
  348. Right – Sağ
  349. Too – Çok
  350. Mean – Anlamına Gelmek
  351. Old – Eski
  352. Any – Herhangi
  353. Same – Aynı
  354. Tell – Söylemek
  355. Boy – Oğlan
  356. Follow – Takip Et
  357. Came – Geldi
  358. Want – Istemek
  359. Show – Gösteri
  360. Also – Ayrıca
  361. Around – Etrafında
  362. Form – Form, Şekil, Biçim, Şekil Vermek, Oluşturmak, Kurmak, Düzenlemek
  363. Three – Üç
  364. Small – Küçük
  365. Set – Ayarlamak
  366. Put – Koymak
  367. End – Son
  368. Does – ‘do’ Fiilinin Üçüncü Tekil Şahıs Kullanımı
  369. Another – Başka
  370. Well – İyi
  371. Large – Geniş
  372. Must – Gerekmek, Zorunluluk, -meli, -malı
  373. Big – Büyük
  374. Even – Hatta
  375. Such – Böyle
  376. Because – Çünkü
  377. Turn – Çevirmek
  378. Here – İşte, Burada
  379. Why – Neden
  380. Ask – Sormak
  381. Went – Gitti
  382. Men – Erkekler
  383. What’s your job? – Ne iş yapıyorsun?
  384. Where are you from? – Nerelisin?
  385. Gone – Gitti
  386. Sky – Gökyüzü
  387. Glass – Bardak
  388. Million – Milyon
  389. West – Batı
  390. Shall – Olacaktır
  391. Teacher – Öğretmen
  392. Held – Düzenlenen
  393. Describe – Tanımlamak
  394. Drive – Sürmek
  395. Cross – Çapraz
  396. What’s up? – Ne haber?
  397. Where are you? – Neredesin?
  398. Where do you live? – Nerede yaşıyorsun?
  399. Lay – Yatırmak
  400. Weather – Su
  401. Root – Kök
  402. Instruments – Araç Gereç, Enstrümanlar
  403. Meet – Buluşmak
  404. Third – Üçüncü
  405. Months – Aylar
  406. Paragraph – Paragraf
  407. Raised – Kaldırdı
  408. Represent – Temsil Etmek
  409. Soft – Yumuşak
  410. Whether – Eğer
  411. Clothes – Giysiler
  412. Flowers – Çiçekler
  413. Are you kidding? – Şaka mı yapıyorsun?
  414. Run – Koş
  415. Important – Önemli
  416. Until – Kadar
  417. Children – Çocuklar
  418. Side – Yan
  419. Feet – Ayak
  420. Car – Araba
  421. Mile – Mil
  422. Night – Gece
  423. Walk – Yürüyüş
  424. White – Beyaz
  425. Sea – Deniz
  426. Began – Başladı
  427. Grow – Büyümek
  428. Took – Aldı
  429. River – Nehir
  430. Four – Dört
  431. Carry – Taşımak
  432. State – Belirtmek,Bildirmek
  433. Once – Bir Zamanlar
  434. Book – Kitap
  435. Talk – Konuşma
  436. Soon – Yakında
  437. List – Liste
  438. Song – Şarkı
  439. Being – Olmak
  440. Leave – Ayrılmak
  441. Family – Aile
  442. It’s – Onun
  443. Body – Vücut
  444. Music – Müzik
  445. Color – Renk
  446. Stand – Durmak
  447. Sun – Güneş
  448. Questions – Soru
  449. Fish – Balık
  450. Easy – Kolay
  451. Heard – Duydum
  452. Order – Sipariş
  453. Red – Kırmızı
  454. Door – Kapı
  455. Sure – Emin
  456. Become – Olmak
  457. Top – Üst
  458. Ship – Gemi
  459. Across – Karşısında
  460. Today – Bugün
  461. During – Sırasında
  462. Short – Kısa
  463. Better – Daha Iyi
  464. Fast – Hızlı
  465. Several – Birkaç
  466. Hold- Tutmak
  467. Himself – Kendisi
  468. Toward – Doğru
  469. Five – Beş
  470. When did you come here? – Ne zaman buraya geldin?
  471. Speak – Konuşmak
  472. Solve – Çözmek
  473. Appear – Görünmek
  474. Son – Oğul
  475. Either – Ya
  476. Ice – Buz
  477. Sleep – Uyumak
  478. Village – Kasaba
  479. Factors – Faktörler
  480. Result – Sonuç
  481. Jumped – Atladı
  482. Snow – Kar
  483. Ride – Binmek
  484. Care – Bakım
  485. Floor – Kat
  486. Hill – Tepe
  487. Pushed – Itti
  488. Baby – Bebek
  489. Buy – Satın Almak
  490. Century – Yüzyıl
  491. Outside – Dışında
  492. Everything – Herşey
  493. Tall – Uzun Boylu
  494. Already – Zaten
  495. Instead – Yerine
  496. Phrase – Ifade
  497. What’s your phone number? – Telefon numaran ne?
  498. Soil – Toprak
  499. Bed – Yatak
  500. Copy – Kopya
  501. Free – Ücretsiz
  502. Hope – Umut
  503. Spring – Bahar
  504. Case – Durum
  505. Laughed – Güldü
  506. Nation – Ulus
  507. Quite – Sessiz
  508. Type – Çeşit
  509. Themselves – Kendilerini
  510. Temperature – Sıcaklık
  511. Bright – Parlak
  512. Lead – Öncülük Etmek
  513. Everyone – Herkes
  514. Method – Metod
  515. Section – Bölüm
  516. Lake – Göl
  517. Consonant – Ünsüz
  518. Within – Içinde
  519. Dictionary – Sözlük
  520. Hair – Saç
  521. Age – Yaş
  522. Amount – Tutar
  523. Scale – Ölçek
  524. Pound – Paund
  525. Although – Olmasına Rağmen
  526. Per – Için
  527. Broken – Kırık
  528. Moment – An
  529. Tiny – Küçücük
  530. Possible – Mümkün
  531. Gold – Altın
  532. Milk – Süt
  533. Quiet – Sessiz
  534. Natural – Naturel
  535. Lot – Çok
  536. Stone – Taş
  537. Act – Davranmak
  538. Build – İnşa Etmek
  539. What’s the weather like? – Hava nasıl?
  540. Read – Okumak
  541. Need – Gerek
  542. Shape – Şekil
  543. Deep – Derin
  544. Thousands – Binlerce
  545. Yes – Evet
  546. Clear – Açık
  547. Equation – Denklem
  548. Yet – Henüz
  549. Government – Hükümet
  550. Filled – Doldurulmuş
  551. Heat – Sıcaklık
  552. Full – Tam
  553. Hot – Sıcak
  554. Check – Kontrol
  555. Object – Nesne
  556. Am – ‘be’ Fiilinin ‘ben’ Öznesi İçin Kullanımı
  557. Rule – Kural
  558. Among – Arasında
  559. Noun – Isim
  560. Power – Güç
  561. Cannot – Yapamamak
  562. Able – Yapabilmek
  563. Six – Altı
  564. Size – Boyut
  565. Dark – Karanlık
  566. Ball – Top
  567. Material – Malzeme
  568. Special – Özel
  569. Heavy – Ağır
  570. Fine – İyi, Güzel, Hoş, Ceza
  571. Pair – Çift
  572. Circle – Daire
  573. Include – Dahil Etmek
  574. Built – İnşa Edilmiş
  575. Can’t – Yapamamak
  576. Matter – Önemi Olmak
  577. Square – Kare
  578. Syllables – Heceler
  579. Perhaps – Belki
  580. Bill – Fatura
  581. Felt – Feel Fiilinin Geçmiş Zaman Hali
  582. Suddenly – Aniden
  583. Test – Test
  584. Direction – Yön
  585. Center – Merkez
  586. Farmers – Çiftçiler
  587. Ready – Hazır
  588. Anything – Herhangi Bir Şey
  589. Divided – Bölünmüş
  590. General – Genel
  591. Energy – Enerji
  592. Subject – Konu
  593. Europe – Avrupa
  594. Moon – Ay
  595. Region – Bölge
  596. Return – Dönüş
  597. Believe – İnanmak
  598. Dance – Dans
  599. Members – Üyeler
  600. Picked – Seçilmiş
  601. Simple – Basit
  602. Cells – Hücreler
  603. Paint – Boya
  604. Mind – Zihin
  605. Love – Aşk
  606. Cause – Sebeb Olmak
  607. Rain – Yağmur
  608. Exercise – Egzersiz
  609. Eggs – Yumurtalar
  610. Least – En Az
  611. Catch – Yakalamak
  612. Climbed – Tırmandı
  613. Wrote – Yazdı
  614. Shouted – Bağırdı
  615. Continued – Devam Etti
  616. Itself – Kendisi
  617. Else – Başka
  618. Plains – Ovalar
  619. Gas – Gaz
  620. England – İngiltere
  621. Burning – Yanma
  622. Design – Tasarım
  623. Joined – Katıldı
  624. Foot – Ayak
  625. Law – Hukuk
  626. Ears – Kulaklar
  627. Grass – Ot
  628. You’re – Sen
  629. Grew – Büyüdü
  630. Skin – Cilt
  631. Valley – Vadi
  632. Cents – Sentler
  633. Key – Anahtar
  634. Presidents – Başkanlar
  635. Brown – Kahverengi
  636. Trouble – Sorun
  637. Cool – Serin
  638. Cloud – Bulut
  639. Lost – Kayıp
  640. Sent – Gönderildi
  641. Symbols – Semboller
  642. Wear – Giyinmek
  643. Bad – Kötü
  644. Who are you? – Kimsin sen?
  645. Which bus do you want? – Hangi otobüsü istiyorsun?
  646. Middle – Orta
  647. Speed – Hız
  648. Count – Saymak
  649. Cat – Kedi
  650. Someone – Birisi
  651. Sail – Yelken
  652. Rolled – Haddelenmiş
  653. Bear – Ayı
  654. Wonder – Merak Etmek
  655. Smiled – Gülümsedi
  656. Angle -açı
  657. Fraction – Kesir
  658. Africa – Afrika
  659. Killed – Öldürüldü
  660. Melody – Melodi
  661. Bottom – Alt
  662. Trip – Yolculuk
  663. Hole – Delik
  664. Poor – Fakir
  665. Let’s – Haydi
  666. Fight – Kavga
  667. Surprise – Sürpriz
  668. French – Fransız
  669. Died – Vefat Etti
  670. Beat – Dövmek
  671. Exactly – Kesinlikle
  672. Remain – Kalmak
  673. Dress – Elbise
  674. Iron – Demir
  675. Couldn’t – Edemedim
  676. Fingers – Parmaklar
  677. Row – Sıra
  678. Save – Kaydetmek
  679. Experiment – Deneme
  680. Engine – Motor
  681. Alone – Yalnız
  682. Drawing – Çizim
  683. East – Doğu
  684. Pay – Ödemek
  685. Signal – Sinyal
  686. Touch – Dokunmak
  687. Information – Bilgi
  688. Express – Ifade Etmek
  689. Mouth – Ağız
  690. Yard – İngiliz Uzunluk Ölçüsü
  691. Equal – Eşit
  692. Decimal – Ondalık
  693. Why are you here? – Niçin/Neden buradasın?
  694. Hi – Merhaba
  695. Best – En İyi
  696. However – Ancak
  697. Low – Düşük
  698. Hours – Saatler
  699. Black – Siyah
  700. Products – Ürün
  701. Happened – Olmuş
  702. Whole – Bütün
  703. Measure – Ölçmek
  704. Remember – Hatırlamak
  705. Early – Erken
  706. Waves – Dalgalar
  707. Reached – Ulaştı
  708. Listen – Dinlemek
  709. Wind – Rüzgar
  710. Rock – Kaya
  711. Space – Boşluk
  712. Covered – Kapalı
  713. Good morning – Günaydın
  714. Goodbye – Hoşça kal
  715. Forget it – Unut bunu
  716. Be quiet – Sessiz ol
  717. Line up – Sıraya gir
  718. I am serious – Ben ciddiyim
  719. Excuse me? – Bakar mısınız?
  720. What else? – Başka
  721. I am sure – Eminim
  722. Be careful – Dikkatli ol
  723. I know – Biliyorum
  724. What is the matter? – Sorun nedir?
  725. I am hungry – Açım
  726. It is beyond me – Bu beni aşar
  727. Long time no talk – Konuşmayalı uzun zaman oldu
  728. Long time no see — Görüşmeyeli uzun zaman oldu
  729. You are welcome – Rica ederim
  730. I have no idea – Hiçbir fikrim yok
  731. Help yourself – Buyurun
  732. I am lost – Ben kayboldum
  733. Have fun – İyi eğlenceler
  734. Forgive me – Affet beni
  735. Don’t touch / me – Dokunma / Dokunma bana
  736. Try again – Tekrar dene
  737. Good luck – İyi şanslar
  738. That’s all for now – Şimdilik bu kadar
  739. My battery is low – Şarjım az kaldı
  740. Hurry up – Acele et
  741. It’s okay – Her şey yolunda
  742. This way – Buradan
  743. Why not? – Neden olmasın?
  744. As for me – Bence
  745. I decline – Reddediyorum
  746. Allow me – Bana izin ver
  747. Don’t worry – Endişelenme
  748. Enjoy yourself – Eğlenmene bak
  749. Country – Ülke
  750. Plant – Bitki
  751. Last – Son
  752. School – Okul
  753. Father – Baba
  754. Keep – Tutmak
  755. Tree – Ağaç
  756. Never – Asla
  757. Start – Başlangıç
  758. City – Şehir
  759. Earth – Toprak
  760. Eye – Göz
  761. Light – Işık
  762. Thought – Düşündü
  763. Head – Kafa
  764. Under – Altında
  765. Story – Öykü
  766. Saw – Testere
  767. Left – Sol
  768. Don’t – Etmeyin
  769. Few – Az
  770. While – Süre
  771. Along – Boyunca
  772. Might – Belki
  773. Close – Yakın
  774. Something – Bir Şey
  775. Seem – Görünmek
  776. Next – Sonraki
  777. Hard – Sert
  778. Open – Açık
  779. Example – Örnek
  780. Begin – Başla
  781. Life – Hayat
  782. Always – Her Zaman
  783. Those – Bunlar
  784. Both – İkisi De
  785. Paper – Kağıt
  786. Together – Birlikte
  787. Got – Var
  788. Group – Grup
  789. Often – Sık Sık
  790. Week – Hafta
  791. Less – Az
  792. Machine – Makine
  793. Base – Baz
  794. Ago – Önce
  795. Stood – Durdu
  796. Plane – Düzlem
  797. System – Sistem
  798. Behind – Arkasında
  799. Ran – Koştu
  800. Round – Yuvarlak
  801. Boat – Tekne
  802. Game – Oyun
  803. Force – Kuvvet
  804. Brought – Getirmiş
  805. Understand – Anlamak
  806. Warm – Sıcak
  807. Common – Orak
  808. Bring – Getirmek
  809. Explain – Açıklamak
  810. Dry – Kuru
  811. Though – Gerçi
  812. Language – Lisan
  813. You are going too fast – Çok hızlı gidiyorsun
  814. Come on – Hadi ama
  815. Can you repeat it? – Tekrar edebilir misin?
  816. Supply – Arz
  817. Corner – Köşe
  818. Electric – Elektrik
  819. Insects- Haşarat
  820. Crops – Bitkiler
  821. Tone – Ton
  822. Hit – Vurmak
  823. Sand – Kum
  824. Doctor – Doktor
  825. Provide – Sağlamak
  826. Thus – Böylece
  827. Won’t – Yapmayacak
  828. Cook – Pişirmek
  829. Bones – Kemikler
  830. Tail – Kuyruk
  831. Board – Yazı Tahtası
  832. See you next time – Bir dahaki sefere görüşürüz
  833. Whose – Kimin
  834. Received – Alınan
  835. Garden – Bahçe
  836. Please – Lütfen
  837. Strange – Garip
  838. Caught – Yakalanan
  839. Fell – Düştü
  840. Team – Takım
  841. God – Tanrı
  842. Captain – Kaptan
  843. Direct – Doğrudan
  844. Ring – Yüzük
  845. Serve – Servis
  846. Child – Çocuk
  847. Desert – Çöl
  848. Increase – Arttırmak
  849. History – Tarih
  850. Cost – Maliyet
  851. Maybe – Olabilir
  852. Business – Iş
  853. Separate – Ayrı
  854. Break – Fren
  855. Uncle – Dayı,Amca
  856. Hunting – Avcılık
  857. Flow – Akış
  858. Lady – Kadın
  859. Students – Öğrenciler
  860. Human – Insan
  861. Art – Sanat
  862. Feeling – Duygu
  863. I Agree – Sana katılıyorum
  864. Do me a favor – Bana bir iyilik yap
  865. I don’t mean it – Onu demek istemedim
  866. I am home – Ben evdeyim
  867. Not bad – Kötü değil
  868. What’s the matter? – Sorun nedir?
  869. Why not? – Neden olmasın?
  870. Step – Adım
  871. Morning – Sabah
  872. Passed – Geçti
  873. Vowel – Sesli Harf
  874. True – Doğru
  875. Hundred – Yüz
  876. Against – Karşısında
  877. Pattern – Desen
  878. Numeral – Rakam
  879. Table – Masa
  880. North – Kuzey
  881. Slowly – Yavaş Yavaş
  882. Money – Para
  883. Map – Harita
  884. Farm – Çiftlik
  885. Pulled – Çekti
  886. Draw – Çizmek
  887. Voice – Ses
  888. Seen – Görülen
  889. Cold – Soğuk
  890. Cried – Ağladım
  891. Plan – Plan
  892. Notice – Dikkat
  893. South – Güney
  894. Sing – Şarkı Söyle
  895. War – Savaş
  896. Ground – Zemin
  897. Fall – Düşmek
  898. King – Kral
  899. Town – Şehir
  900. I Will – Ben Yapacağım
  901. Unit – Birim
  902. Figur – Figür
  903. Certain – Kesin
  904. Field – Alan
  905. Travel – Seyahat
  906. Wood – Ahşap
  907. Fire – Ateş
  908. Upon – Üzerinde
  909. Done – Bitti
  910. English – İngilizce
  911. Road – Yol
  912. Yourself – Kendin
  913. Control – Kontrol
  914. Practice – Uygulama
  915. Report – Rapor
  916. Straight – Düz
  917. Rise – Yükselmek
  918. Statement – Beyan
  919. Stick – Çubuk
  920. Party – Parti
  921. Seeds – Tohumlar
  922. Suppose – Varsayalım
  923. Woman – Kadın
  924. Coast – Sahil
  925. Bank – Banka
  926. Period – Dönem
  927. Wire – Tel
  928. Halt – Durdurmak
  929. Ten – On
  930. Fly – Uçmak
  931. Gave – Verdi
  932. Box – Kutu
  933. Finally – En Sonunda
  934. Wait – Beklemek
  935. Choose – Seçmek
  936. Clean – Temiz
  937. Visit – Ziyaret Etmek
  938. Bit – Parça
  939. Correct – Doğru
  940. Oh – Ah
  941. Quickly – Hızlı Bir Şekilde
  942. I don’t understand – Anlamadım
  943. See you – Görüşürüz
  944. I have no idea – Hiçbir fikrim yok
  945. As for me – Bence
  946. Allow me – Bana izin ver
  947. Be calm – Sakin ol
  948. Follow me – Beni takip et
  949. I promise – Söz veririm
  950. Keep it up – Aynen devam et
  951. Me too – Bende
  952. Of course – Tabi ki, Elbette
  953. Take care – Kendine iyi bak
  954. Are you done? – Bitirdin mi?
  955. Did you get it? – Aldın mı? / Anladın mı?
  956. Do you need anything? – Bir şeye ihtiyacın var mı?
  957. Can I ask you something? – Sana bir şey sorabilir miyim?
  958. What’s your email address? – E-posta adresin ne?
  959. Is all good? – Her şey iyi mi?
  960. Is everything OK? – Her şey yolunda mı?
  961. How do you feel? – Ne hissediyorsun?
  962. How old are you? – Kaç yaşındasın?
  963. What are you doing? – Ne yapıyorsun?
  964. What are you talking about? – Neyden bahsediyorsun?
  965. What are you up to? – Neler yapıyorsun?
  966. What are your hobbies? – Hobilerin neler?
  967. What do you want? – Ne istiyorsun?
  968. Person – Kişi
  969. Became – Oldu
  970. Shown – Gösterilen
  971. Minutes – Dakika
  972. Strong – Güçlü
  973. Verb – Fiil
  974. Stars – Yıldızlar
  975. Front – Ön
  976. Feel – Hissetmek
  977. Fact – Gerçek
  978. Inches – İnç
  979. Street – Sokak
  980. Decided – Kararlaştırılmış
  981. Contain – İçermek
  982. Course – Kurs
  983. Surface – Yüzey
  984. Produce – Üretmek
  985. Building – Bina
  986. Ocean – Okyanus
  987. Class – Sınıf
  988. Note – Not
  989. Nothing – Hiçbir Şey
  990. Rest – Dinlenme
  991. Carefully – Dikkatle
  992. Scientists – Bilim Adamları
  993. Inside – Içinde
  994. Wheels – Tekerlekler
  995. Stay – Kalmak
  996. Green – Yeşil
  997. Known – Bilinen
  998. Island – Ada
  999. What do you want to do? – Ne yapmak istersin?
  1000. Zero — Sıfırlamak, sıfır

İngilizce Sayılar ve Anlamları 

Bir dilde sayıların karşılığını bilmek özellikle günlük hayatta her alanda size son derece yardımcı olacaktır. Örneğin, beklediğiniz otobüsün gelip gelmeyeceğini, numarasını söyleyerek öğrenebilirsiniz. Hangi saatte geleceğini anlamanız için de saat bilgisine ve dolaylı olarak da sayı bilgisine ihtiyaç duyarsınız. Bu ve benzeri birçok durumda sayıların o dildeki karşılıklarını bilmek büyük önem taşır. Aşağıdaki tabloda birden ona kadar olan sayıların İngilizce karşılıklarını bulabilirsiniz. 

Numbers / Sayılar 

0 / sıfırzero
1 / birone
2 / ikitwo
3 / üçthree
4 / dörtfour
5 / beşfive
6 / altısix
7 / yediseven
8 / sekizeight
9 / dokuznine
10 / onten

İngilizce Aylar ve Anlamları 

Bir dilde ayların karşılıklarını bilmek, planlayacağınız toplantılarda ya da alacağınız bir uçak biletinin ya da etkinliğin tarihini belirleyebilmek noktasında size son derece kolaylık sağlayacaktır. Aşağıdaki tabloda ayların İngilizce karşılıklarını inceleyebilirsiniz. 

Months / Aylar

January (Jan)Ocak
February (Feb)Şubat
March (Mar)Mart
April (Apr)Nisan
May (-)Mayıs
June (-)Haziran
July (-)Temmuz
August (Aug)Ağustos
September (Sep)Eylül
October (Oct)Ekim
November (Nov)Kasım
December (Dec)Aralık

İngilizce Renkler ve Anlamları

İngilizce konuşulan bir yerde alışveriş yaparken beğendiğiniz modelin bir başka rengini istediğinizi hayal edin. Bu isteğinizi rahatça ifade edebilmek için renklerin İngilizce karşılıklarını bilmeniz gerekecektir. Belli başlı renklerin karşılıklarını aşağıda sizler için hazırladığımız renkler ve İngilizce karşılıkları tablosunda bulabilirsiniz. 

Colours / Renkler

WhiteBeyaz
BlackSiyah
RedKırmızı
GreenYeşil
BlueMavi
YellowSarı
OrangeTuruncu
PinkPembe
BrownKahverengi
BeigeBej
GrayGri
Light BlueAçık Mavi
Dark GreenKoyu Yeşil
PurpleMor
VioletEflatun
Navy BlueLacivert
TurquoiseTurkuaz
MaroonBordo
SilverGümüş
OliveZeytin Yeşili
Gold Altın
CreamKrem

İngilizce Mevsimler ve Anlamları

Mevsimlerin karşılıklarını bilmek özellikle uzun vadeli planlarınızda size yardımcı olacaktır. Örneğin, uzun süreli bir tatil planı yapıyorsanız, gideceğiniz yerin hava koşullarını bilmek ve yönelteceğiniz soruları bu bağlamda planlamak size büyük bir kolaylık sağlayacaktır. Aşağıda göreceğiniz tabloda mevsimler ve İngilizce karşılıklarını sizler için hazırladık.

Seasons / Mevsimler 

Fall / AutumnSonbahar
WinterKış
Springİlkbahar
SummerYaz

İngilizce Fiiler ve Anlamları 

Fiiller, bir dilde varlıkların yaptığı iş, hareket ve oluşu türlü ekler alarak kişi ve zamana bağlı olarak anlatan kelimelerdir. İngilizcede temelde bilmeniz gereken, sıkça karşılaşacağınız fiilleri ve Türkçe karşılıklarını aşağıdaki tabloda bulabilirsiniz. 

Verbs / Fiiller

AcceptKabul etmek
AchieveBaşarmak, elde etmek
ActDavranmak
AddEklemek, ilave etmek
Admitİtiraf etmek
AdviseÖnermek
AffectEtkilemek
AgreeKatılmak, aynı fikirde olmak
Allowİzin vermek
AnswerCevap vermek
AppealBaşvurmak
AppearOrtaya çıkmak , görünmek
ApplyBaşvurmak, uygulamak
AppointTayin etmek, atamak
ApproveOnaylamak
ArgueTartışmak
ArrangeDüzenlemek, ayarlamak
ArrestTutuklamak
ArriveVarmak, ulaşmak
AskSormak
AttackSaldırmak
AvoidKaçınmak
BeOlmak
BeatDövmek, yenmek
BecomeOlmak, haline gelmek
BeginBaşlamak
Believeİnanmak
BelongAit olmak
BiteIsırmak
BlameSuçlamak, sorumlu tutmak
BleedKanamak
BlowÜflemek
BornDoğmak
BreakKırmak
BringGetirmek
Buildİnşa etmek
BurnYakmak
BuySatın almak
CalculateHesaplamak
Callaramak
Can-ebilmek
CareÖnemsemek
CarryTaşımak
CatchYakalamak, tutmak
CauseNeden olmak
ChangeDeğiştirmek
CheckKontrol etmek
ChooseSeçmek
CleanTemizlemek
ClimbTırmanmak
CollectToplamak, biriktirmek
ComeGelmek
CommentYorumlamak
ComplainŞikayet etmek, yakınmak
CompleteTamamlamak
CofirmDoğrulamak, tasdik etmek
ConsiderDüşünmek
Contractİrtibat kurmak, temasa geçmek
ContinueDevam etmek
CookPişirmek
CopyKopyalamak
CostMal olmak
CountSaymak
CoverKaplamak, sarmak
CreateYaratmak
Cry Ağlamak
CutKesmek
DanceDans etmek
DealAnlaşmak
DecideKarar vermek
DeliverGöndermek, teslim etmek
Denyİnkar etmek
DscribeTarif etmek, tanımlamak
DesignTasarlamak
DestroyYıkmak, imha etmek
DevelopGeliştirmek
DieÖlmek
DigKazmak
DirectSöylemek, bildirmek, yöneltmek
DisappearOrtadan kaybolmak
DiscoverKeşfetmek
DiscussTartışmak
DisturbRahatsız etmek, huzurunu kaçırmak
DivideBölmek
DivorceBoşanmak, ayrılmak
DoYapmak
DrawÇizmek
DreamHayal etmek
DressGiyinmek
Drink İçmek
DriveSürmek (araba, bisiklet vb.)
EatYemek
EndSon vermek, bitirmek
EnjoyEğlenmek, keyif almak
EnterGirmek
EscapeKaçmak
Examineİncelemek, muayene etmek
ExerciseEgzersiz yapmak
ExistVar olmak
ExpectUmmak, ümit etmek
ExplainAçıklamak, izah etmek
FailBaşarısızlığa uğramak,
Fear Korkmak
FeedBeslemek
FightKavga etmek
FillDoldurmak
FindBulmak
FinishBitirmek
FixOnarmak
FlyUçmak
FollowTakip etmek
ForbidYasaklamak
ForgetUnutmak
ForgiveAffetmek
FreezeDonmak
GetAlmak
GiveVermek
GlowParlamak
GoGitmek
GreetKarşılamak
GrowBüyümek
GuardKorumak
GuessTahmin etmek
HangAsmak
HappenOlmak, meydana gelmek
HaveSahip olmak
Hatenefret etmek
HearDuymak
HelpYardım etmek
HideSaklanmak
HitÇarpmak, vurmak
HoldTutmak
HopeUmut etmek
JoinKatılmak
JokeŞaka yapmak
JudgeYargılamak, hakemlik etmek, karar vermek
JumpZıplamak
KeepSaklamak, tutmak, korumak
KickTekme atmak, tekmelemek
KillÖldürmek
KissÖpmek
KnockVurmak, çalmak, tıklatmak
KnowBilmek
LaughGülmek
LayKoymak, yatırmak, bırakmak
LeadÖncülük etmek
LearnÖğrenmek
LeaveAyrılmak
Letİzin vermek
LieYalan söylemek veya uzanmak, yatmak
LiftKaldırmak
LightYakmak (ışık)
LikeHoşlanmak
ListSıralamak
ListenDinlemek
Live Yaşamak
LoadYüklemek, doldurmak
LockKilitlemek
LookBakmak
LoseKaybetmek
LoveSevmek
MakeYapmak
ManageYönetmek
Markİşaretlemek
MarryEvlenmek
MatchEşleştirmek
MayMümkün olmak, olabilmek
MeanAnlamına gelmek, kastetmek
MeasureÖlçmek, ölçüsünü almak
MeetTanışmak, buluşmak
MeltEritmek, erimek
MindDikkat etmek, kulak vermek, önemsemek
MissÖzlemek veya kaçırmak
MixKarıştırmak
MoveHareket etmek, kımıldatmak, taşınmak
MustGerekli olmak
Needİhtiyacı olmak
NoteNot etmek
NoticeFark etmek, farkına varmak
Obeyİtaat etmek, söz dinlemek
OfferTeklif etmek
OpenAçmak
OrderSipariş vermek, buyurmak, emretmek
OwnSahip olmak
PackBavul toplamak
PaintBoyamak
PassGeçmek
PauseDuraklamak, durdurmak, ara vermek
PayÖdemek
PickToplamak, koparmak
PlanPlanlamak
PlantEkmek, dikmek (bitki)
PlayOynamak, çalmak
Pointİşaret etmek, göstermek
PracticePratik, alıştırma, antrenman yapmak
PrayDua etmek
PreferTercih etmek
PrepareHazırlamak
PresentSunmak
PressBasmak, bastırmak
ProduceÜretmek
PromiseSöz vermek
ProposeTeklif etmek, önermek (evlilik)
ProtectKorumak
ProtestProtesto etmek
ProveKanıtlamak, ispat etmek
ProvideSağlamak
PullÇekmek
ReachUlaşmak
ReadOkumak
RealizeFarkına varmak, fark etmek
RecallHatırlamak, geri çapırmak
RecognizeTanımak, fark etmek
RecordKaydetmek, kayda geçmek
Refuseİtiraz etmek, reddetmek, geri çevirmek
ReleaseSerbest bırakmak, salıvermek
RememberHatırlamk
RemindHatırlatmak
RepeatTekrarlamak
ReplyYanıtlamak
Reportİhbar etmek, bildirmek
RestoreRestore etmek, yenilemek
ReturnGeri dönmek
RideBinmek
RingÇalmak (telefon)
RiseYükselmek, doğmak
RunKoşmak
SaveKaydetmek veya korumak, kurtarmak
SaySöylemek
SearchAramak, araştırmak
SecureKorumak
SeeGörmek
SeemGörünmek
SellSatmak
SendGöndermek
SeperateAyırmak, ayrıştırmak
ServeHizmet etmek
SetKurmak, ayarlamak
SettleYerleşmek
ShakeSallamak
SharePaylaşmak
ShineParlamak
ShowGstermek
ShootAteş etmek, vurmak
AhoutBağırmak, haykırmak
ShutKapatmak
Signİmzalamak
SingŞarkı söylemek
SitOturmak
SkiKayak yapmak
SleepUyumak
SlipKaymak
SmileGülümsemek
SolveÇözmek
SoundSes çıkarmak
SpeakKonuşmak
SpendHarcamak
SpreadYaymak, yayılmak
StandAyakta durmak
StartBaşlamak
StayKalmak
StealÇalmak, yürütmek, sşırmak
StepAdım atmak, basmak
StickYapışmak, saplamak
StopDurmak
StudyÇalışmak
SucceedBaşarılı olmak, başarmak
SufferAcı çekmek, katlanmak
SuggestÖnermek, tavsiye etmek
SupportDesteklemek
SurviveHayatta kalmak
SwearKüfür etmek, yemin etmek
SweepSüpürmek
SwimYüzmek
SwitchDeğiştirmek
TakeAlmak
TalkKonuşmak
TasteTatmak, tadına bakmak
TeachÖğretmek
TearYırtmak
TellAnlatmak
ThankTeşekkür etmek
ThinkDüşünmek
ThrowFırlatmak
TieBağlamak
TouchDokunmak
TravelYolculuk yapmak, seyahat etmek
TryDenemek
TurnDönmek, döndürmek
UnderstandAnlamak
UpdateGüncelleştirmek
UseKullanmak
ViewGörüntülemek
VisitZiyaret etmek
VoteOylamak, oy vermek
WaitBaklemek
WakeUyanmak
WalkYürümek
Wantİstemek
WarnUyarmak
WashYıkamak
Watch İzlemek
WearGiyinmek
WelcomeKarşılamak, hoş geldiniz demek
WinKazanmak
WishDilemek, istemek, arzu etmek
WonderMerak etmek
WorkÇalışmak
WorryEndişelenmek, endişe etmek
Yawn Esnemek

İngilizce Sıfatlar ve Anlamları 

Sıfatlar, isim ya da diğer sıfatların önüne gelir ve onları miktar, sıra , konum , renk, biçim ve bıraktığı izlenim gibi farklı farklı noktalarda tanımlar, tarif eder. İngilizcede temelde bilmeniz gereken, sıkça karşılaşacağınız sıfatları ve Türkçe karşılıklarını aşağıdaki tabloda bulabilirsiniz. 

Adjectives / Sıfatlar

AwfulBerbat
BadKötü
BeautifulGüzel
BigBüyük
BoringSıkıcı
BrokenKırık
CarefulDikkatli
CheapUcuz
CleanTemiz
CleverZeki
ColdSoğuk
ClosedKapalı
CrowdedKalabalık
DangerousTehlikeli
DeliciousLezzetli
DifferentFarklı
DifficultZor
DirtyKirli
EarlyErken
EasyKolay
EmptyBoş
ExpensivePahalı
FalseYanlış
FarUzak
Fast Hızlı
FatŞişman
FullDolu, tok
Goodİyi
HandsomeYakışıklı
HappyMutlu
HardSıkı, sert, zor
HardworkingÇalışkan
Heavy Ağır
HighYüksek
HotSıcak
IntelligentZeki
Interestingİlginç
LargeGeniş, büyük
LateGeç
LazyTembel
LeftSol, kalan, kullanılmış
LightHafif
LongUzun
LovelyGüzel, hoş
LowAlçak, düşük
NarrowDar
NewYeni
NiceHoş
NoisyGürültülü
OldYaşlı, yaşça büyük, eski
OpenAçık
PoliteKibar
RightSağ, doğru, haklı
RudeKaba
SadÜzgün
SafeEmin, güvenli
SameAynı
ShortKısa
SimpleBasit
Slimİnce
SmallKüçük
SoftYumuşak
StrongGüçlü
TallUzun boylu
TerribleBerbat
TerrificHarika
ThinZayıf, çok ince
TrueGerçek, doğru
UglyÇirkin
WarmIlık, sıcak
WeakGüçsüz, zayıf
WideGeniş
WonderfulHarika
WrongYanlış
YoungGenç, yaşça küçük

Recent Content